Zonguldak Genel Bilgi

Tartışma 'Zonguldak' içinde başlatan Gülcan, 8 Tem 2013.

  1. Gülcan

    Gülcan Yönetici Yönetim Ekibi

    Zonguldak Genel Bilgi

    Bati Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Zonguldak, doğusunda Karabük, batısında Düzce ve Karadeniz, güneyinde Çankiri ve Bolu, kuzeydoğusunda Bartin, Kuzeyinde de Karadeniz ile çevrilidir. Il topraklari daglik ve engebeli bir arazi yapisina sahip olup, akarsu vadileri ile yer yer derin sekilde parçalanmis, orta yükseklikteki alanlardan oluşmuştur. Zonguldak Kuzey Anadolu Daglari'nin bati kesimini olusturan Karadeniz'e paralel iki sira daglarla engebelenmistir. Kiyi daglarindan Küre Daglari ilin kuzeydogu kesiminde yer alır. Ayrıca kuzeyini kuzeydogu-güneybati dogrultusunda uzanan Zonguldak Daglari, bati ve güney kesimini de Akçakoca Daglari kaplamaktadir. Zonguldak Daglarindan olan Göl Dagi 771 m.ye, Akçakoca Daglarindan da Orhan Dagi 905 m. ile ilin en yüksek kesimleridir. Bunlarin disinda Baçakliyayla Tepesi (1.637 m.), Sogukoluk Tepesi (1.268 m.), Göktepe (1.416 m.), baba Dagi (1.120 m.), Kizil Tepe (Kiziltas) (1.468 m.), Atyaylasi Tepesi (710 m.), Kantar tepe (905 m.), Orhan Tepe (920 m.), Arkut Dagi'nin (Gökçeler Dagi) kuzey uzantilari ve Keltepe (1.999 m.) ilin diger engebeleridir.

    Ilin en önemli limaninin bulundugu Eregli genis bir koy konumundadir. Baba Burnu, Hisar Burnu Zonguldak'in Karadeniz'e yönelik çikintilaridir.

    Karadeniz sahilinde, Eregli-Inebolu arasindaki engebeli arazi Mezozoik çagda olusmustur. Bu nedenle de birçok yerde kömür içeren tabakalar yüzeyde kendini gösterir. Kretesinin altindaki karbonifer seridi 160 km. uzunlugundadir. Filyos Çayinin batisinda kalan Zonguldak-Kozlu-Kandilli “Bati Kömür Havzasi” Filyos Çayinin dogusundaki pencereler “Dogu Kömür Havzasi” adini alir. Azdavay ve Sögütözü gibi dogu kömür havzasina ait yerlerde prodüktif kömür damarlarina rastlanmaktadir.

    Zonguldak'in büyük bir bölümünü kaplayan daglik alanlarin disinda kalan alanlar platolarla kaplidir. Baslica vadiler; Filyos Çayi Vadisi, Alapli Irmagi Vadisi, Gülüç irmagi Vadisi ve Üzülmez Deresi Vadisidir. Ilin engebeli yapisindan ötürü düzlük alanlar fazla degildir. Karadeniz kiyilarinda kiyi düzlükleri bulunmamaktadir. Yalnizca Çaycuma ve Eregli'de akarsu vadi tabanlarinin genisledigi kesimlerde küçük ovalar bulunmaktadir.

    Zonguldak su kaynaklari bakimindan oldukça zengindir. Filyos Çayi disinda büyük akarsular olmamasina ragmen, küçük akarsular il topraklarini parçalamistir. Üzülmez deresi, Gülüç Deresi, Alapli Çaylari il topraklarindaki küçük akarsulari da toplamaktadir. Dogal bir gölü olmayan ilde, Gülüç, Ulutan ve Kozlu Baraj gölleri sulama amaçli kullanilmaktadir. Ayrica Çatalagzi'nda Dereköy, Karapinar'da Çobanoglu göletleri ilin yapay gölleridir.

    Ilin yüzölçümü 3.438 km2 olup, 2000 Yili Genel Nüfus Sayim sonuçlarina göre; toplam nüfusu 615.599'dur.

    Zonguldak'ta Karadeniz iklimi hüküm sürmekte olup, her mevsim yagis almaktadir. En fazla yagis sonbahar ve kis mevsimlerinde görülür. Denizden iç kesimlere dogru gidildikçe, iklim biraz daha sertlesir. Yillik yagis ortalamasi 1234.96 mm., en yagisli aylar 148.65 mm., Aralik ve 141.72 mm. ile Ocak aylaridir. Yagislar kiyilardan iç kesimlere dogru gidildikçe hem azalmakta hem de yagmurdan kara dönüsme özelligi göstermektedir.

    Il topraklarinin büyük bir bölümü ormanlarla kaplidir. Bu ormanlarda kayin, mese, kestane, çinar, ihlamur ve kizilagaç, gürgen, karaçam, sariçam, kizilçam agaçlari bulunmaktadir. Akarsu kenarlarinda da sögüt ve kavak agaçlari vardir. Bitki örtüsü bakimindan çok zengin olan ilde, her çesit bitkiye rastlanmaktadir.

    Zonguldak'in ekonomisi madencilik, sanayii, tarim, hayvancilik ve balikçiliga dayalidir. Türkiye'deki taskömürü 1848'den bu yana kullanilmaktadir. Ildeki sanayi kuruluslarinin büyük çogunlugu kömür ve kömür ürünlerine dayalidir. Eregli'deki Erdemir Demir-Çelik Tesisleri, Çimento Fabrikasi, Çaycuma'daki Kagit fabrikasi, Hisarönü'ndeki Filyos Ates Tuglasi Fabrikasi ve Çatalagzi Termik Santrali baslica sanayii kuruluslaridir.Bunun yani sira tugla, kiremit, mermer, seramik, sunta ve kereste gibi insaat malzemeleri üreten atölyeler ile Türkiye Taskömürü Kurumu'nun islettigi ocaklar bulunmaktadir.

    Ilde yetistirilen tarimsal ürün olarak; arpa, bugday, misir, patates olmak üzere sebze ve kivi, ceviz gibi çesitli meyve yetistirilmektedir. Son yillarda sera sebzeciligi gelisme göstermistir. Hayvancilikta ise yüksek kesimlerde koyun, kil keçisi ve Ankara keçisi yetistirilir. Kirsal alanlarda da sigir ve manda besiciliginin yaninda tavukçuluk ve aricilik da yapilmaktadir. Hayvanciliga bagli olarak süt, peynir, yogurt üretilmektedir. Kiyi kesimlerinde balikçilik yapilmakta olup ilin ekonomisinde önemli bir yeri vardir. Türkiye'nin balik üretiminin büyük çogunlugu buradan saglanmaktadir.

    Orman yönünden zengin olan ilde; halkin belirli bir kesimi ormanciliktan saglamaktadir. Özellikle bu ormanlardan elde edilen maden diregi ocaklarda kullanilmaktadir. Ayrica ilde hali ve kilim tezgahlarinda dokumacilik, Devrek'te baston yapimi gibi küçük el sanatlari da ekonomisinde etkilidir. Son yillarda yayla turizmi, dagcilik, magaracilik ve av turizmi yaygin biçimde yapilmaya baslanmistir.

    Zonguldak adinin kaynagina iliskin degisik söylentiler vardir. Bu söylentilerden birine göre; kent merkezinin Üzülmez Deresi'nin agiz kisminda yer almasi ve derenin ilk çagda “Sandra” adiyla anilmasi, burada kurulan yerlesmenin de “Sandaraca” adini tasimasi nedeniyle, zamaninda bu adin Zonguldak'a dönüsmüstür. Diger söylentiye göre de, yörenin sazlik ve batakliklarla kapli olmasi ve bunun yörede “Zongalik” olarak adlandirilmasina bagli olarak, sözcügün zamanla degiserek bugünkü halini aldigi seklindedir. Bir diger söylentiye göre ise kent adini, ocaklari ilk esleten Fransiz ve Belçika sirketlerinin kentin hemen yanindaki Göldagi mevkiini nirengi noktasi almalari sonucu, Göldagi kesimi ya da bölgesi anlamina gelen “Zone Ghuen Dagh”in Türkçe okunusundan almistir.

    Zonguldak yöresinin tarih öncesi çaglari ile ilgili bilgiler tam bir kesinlik kazanamamistir. MÖ.VI.yüzyilin baslarinda Megarali Kolonistler Karadeniz kiyilarinda bir takim ticari kentler ve iskeleler kurmuslardir. Bunlarin basinda Herakleia Pontika (Krdz.Ereglisi), Teion (Filyos-Hisarönü), Sesamos (Amasra) ve Kromnay gelmektedir. Bu yerlesim alanlari ve iskeleler yüzyillar boyunca önemini korumustur.

    Antik Çaglarda Bithynia ile Paplagonia'nin kesistigi noktada bulunan Zonguldak yöresinde Frig (MÖ.1200/750-676), Kimmer, Pers (MÖ.555-333), Makedonya (MÖ.IV.yüzyil), Bithynia ve Pontus Kralligi ( MÖ.IV.-I.Yüzyil), Roma (MS.I.-IV.yüzyil) ve Bizans (MS.IV.-XIII.yüzyil) dönemlerinde yerlesimler olmustur. Bu dönemlere ait kalintilar günümüze kadar gelmistir.

    Zonguldak yöresi Malazgirt Savasi'ndan (1071) sonra Kutalmisoglu Süleyman Sah ve kardesi Mansur'un akinlarina ugramistir. Emir Karatekin 1084'te Karadeniz Bölgesi'ndeki yerlesim alanlari ile birlikte Zonguldak'i da ele geçirmistir. Ardindan Bizanslilar yeniden yöreyi ele geçirmislerdir. Anadolu Selçuklularinin çöküsünden sonra Kastamonu ve Zonguldak yöresinde bir beylik kuran Hüsamettin Çoban Bey Zonguldak yöresini tamamen egemenligi altina almistir. Bu arada Cenevizliler ve Bizanslilar sürekli buraya akinlar düzenlemislerdir. Candarogullari yöreyi ele geçirdilerse de o dönemdeki siyasi karisikliktan ötürü Zonguldak'i alamamistir. Yildirim Beyazit zamaninda Osmanli topraklarina katilmis, ancak Ankara Savasi'ndan (1402) sonra Timur yöreye hakim olmustur. Timur'un Anadolu'dan çekilmesinden sonra Çelebi Mehmet 1413'te Osmanlilarda bütünlügü saglamistir. Yöre, Fatih Sultan Mehmet zamaninda, 1460'ta kesin olarak Osmanli topraklarina dahil olmustur.

    XVIII.yüzyilin ikinci yarisinda Sile'den Cide'ye kadar olan Karadeniz kiyilarindaki bir çok iskele “hatab (odun) iskelesi” ismini tasiyordu. Bunlardan belli baslilari; Karasu, Eregli, Filyos, Bartin, Amasra ve Cide'de bulunuyordu. Bugünkü Zonguldak'in il merkezinin bulundugu yer Eregli'ye bagli Tahta Iskelesi'nin çevresinde Istanbul'a gönderilecek kereste depolari bulunuyordu.

    XIX.yüzyilda Zonguldak'ta taskömürü yataklarinin bulunmasi ve üretime geçilmesi ile birlikte Zonguldak önem kazanmistir. 1899'da kaza merkezi yapilmis, yabanci sirketlerin Kozlu'daki yönetim merkezleri 1909'da buraya tasinmistir. Zonguldak'in Belediyesi 1899'da kurulmustur. Bu dönemde Kastamonu vilayetine bagli, Kastamonu merkez sancagi ile Bolu sancaginin sinirlari içerisinde bulunuyordu. I.Dünya Savasi sirasinda Zonguldak Limani Rus donanmasi tarafindan bombalanmistir. Mondros Mütarekesi'nden sonra (30 Ekim 1918) taskömürü üretim bölgesini ele geçirmek amaciyla Fransizlar 8 Mart 1920'de Eregli ile birlikte Zonguldak'i da isgal etmislerdir. Fransiz birlikleri 21 Haziran 1920'de yöreden çekilmistir. TBMM 1920'de Zonguldak'i bagimsiz Mutasarriflik yapmis, sancaklarin kaldirilmasindan sonra da, 1924'te il konumuna getirilmistir.

    Zonguldak il merkezinde herhangi bir eser bulunmamaktadir. Ancak Zonguldak yöresinde günümüze gelebilen tarihi eserler arasinda; Herakleia Pontike (Kdz.Ereglisi), Tieion (Filyos-Hisarönü) antik kentleri bulunmaktadir. Bu kentlere ait sur kalintilari, su kemerleri, mimari parçalar, Eregli Kalesi, Filyos Kalesi, Filyos Antik Limani, Bizans dönemine ait Kilise, Çestepe mevkiindeki Tümülüs, Bozhane Cami, Halil Pasa Cami, Kirmanli Cami, Molla Halil Cami, Ali Molla Cami, Iskele Cami, Aga Cami, Haci Esref ve Akarca Mescitleri, Kayabasi Ziyaretgahi, Aktas Seyhi Türbesi, Seyit Nasrullah Efendi Türbesi, Kesif Tepedeki (Çestepe) Demirci Dede, Kentteki Kustepe ve kiyidaki Mersin Dede türbeleri, Haci Mehmet Çesme ve Murtaza Mahallesi Çesmesi, Uzun Mehmet Aniti, ve Türk sivil mimari örneklerinden evler bulunmaktadir. Ayrica Gökgöl, Kizil Elma, Sofular, Inagzi, Çayirköy, Cumayani, Iliksu, Erçek ve Cehennemagzi Magaralari, Karaçayir Kaplicasi ve Harmankaya, Degirmenagzi, Günesli Kayalidere Selaleleri ilin belli basli dogal güzelliklerindendir.

    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş