YÖREMİZDE KIZ İSTEME VE DÜĞÜN GELENEĞİ/Giresun

Tartışma 'Giresun' içinde başlatan Şimal, 6 Haz 2010.

  1. Şimal

    Şimal Özel Üye

    YÖREMİZDE KIZ İSTEME VE DÜĞÜN GELENEĞİ


    Bir delikanlı evlenme çağına gelince ( Bu yaş umumi*yetle 15-25’dir) oğlanın islediği veya ailesinin uygun buldu*ğu kızın evine gidilir. Bu gidişe "görücü gitme" denir. Gelin namzedi kız, görücü huzurunda misafirlere izzet-i ikramda bulunur. Misafirlerin yanında oturur, konuşturulur ve her bakımdan görücüler tarafından tetkik edilir. Bu görücülük işlemi bittikten sonra kız isteme işlemine girilir. Yine oğ*lan ailesinin büyükleri kızı istemeye giderler. Bazı aileler evlenecek kızları olmadığını söyler. Bu kibarca ret cevabıdır. Bazı aileler "Hop demekle hoplanmaz ki" diye cevap verir. Bu kız evinin kendisini naza çekmesidir. Bâzıları ise " biraz düşünmeleri gerektiğini" veya "kısmetse olur" derler ki müspetçe bir cevaptır.
    Bu işlemde hallolursa söz kesilir ve kızın nüfus cüz*danı oğlan tarafına verilir. Hazırlıklar başlar. Artık aile*lerin durumuna göre bazısı nişan takar, bazısı nikah kıydırır ve genellikle nikahtan sonra düğüne kadar bir hazırlık dev*resi geçer. Köylerde nikahlıların birbirleriyle görüşmeleri yasaktır. Hatta nikahlı kızın nikahlısından kaçtığı görülür. Bu nikah devresi geçip sıra düğüne gelince, tarafların maddi imkanları nispetinde eğlenceli veya mütevazi geçer düğün.
    Bütün hazırlıklar tamamlandıktan sonra ağlan tarafı Cuma günü düğünün başlamasını teklif için kız evine gider. Bu gidişte şeker götürülür. Bu şeker kız evinde şerbet yapılır ve gelen misafirlere ikram edilir. Oğlan tarafı "UNUMUZU TUZUMUZU SUYA KOYDUK, ALLAHIM EMRİ İLE PEYGAMBERİN KAVLİ İLE BİZ GELİNİMİZİ İSTEMEYE” derler. Düğüne her iki tarafta da pazartesi günü başlanır. İlk gün oğlan evinde başlangıç olarak tüfek ve hava fişeği atılır. Buna "çuval ağzı açmak denir, kız evinde ise ayni gün kızın arkadaşları toplanır ve gün ol*dukça basit geçer.
    İkinci gün ise davetliler gelir, ağlan evinde ve kız evin*de oyunlar, sohbetler eğlenceler yapılır. Günün hususiyeti “Kına yakma" merasimidir. Kına gecesinde bir adet vardır. O ge*ce oğlan evinden bir gurup hanım, kız evine gelir. Mumlar ve cıvalar yakılır gelinin basma duvak takılır. Büyükçe bir tepsinin içine mumlar dikilir ve ortasına da kına konulur. Gelin arkadaşları ile beraber misafirlerin olduğu yere gelir Orada gelinin eline kına yakılır. Genç kızlarda kendi dilek ve niyetlerine göre gelin kınasından ellerine yakarlar. Kız evi e gece oğlan evine hizmette kusur etmemeğe çalışır. Kına ge*cesinde bir adet daha vardır. 0 da bahşiş verme usulüdür. Bakarsınız elinde bir def, bir kadın ortaya çıkar, hem def çalar hem de bahşiş toplar. Bu bahşiş verenlerin künyesini ©kur İlk bahşişi kızın anası verir. Eğer vermeyecek olursa bir beyit söyler:

    Anası gelmeyince
    Bahşişi vermeyince
    Kız vermez elini kınaya
    Anasından sonra yakın akrabaları ve misafirler tarafından bu bahşiş ve hediyeler toplanır. Bunlar sonradan çeyizlik yapı*lır, veya altın olur.
    Gelinin eline kına yakılırken de genç kızlar kına türküsü çağırırlar:

    Şeftaliler çiçeklendi
    Çiçekler pürçeklendi
    Her yalanlar gerçeklendi
    Her yalanlar gerçeklendi


    Gelinim kadınım
    Kınan kutlansın

    Yar elim yoldaşına yüzün ak oIsun
    Yar eli yoldaşın yüzüne dursun.

    Şeftali eymiş dalını
    Gel salını salını
    Büyük evin has gelini
    Nakarat ...

    Sacayak yerden yüzedir
    Duracağın bu gecedir.
    Yarın ayrılık gecedir,
    Nakarat ,,,

    Sen bu eve gelemezsin
    Gelirsen de duramazsın
    Babam evi diyemezsin,
    Nakarat,,,

    Kınadan sonra genç kızlar ve gelin sabaha kadar ud veya def’in eşliğinde şarkı ve türkülerle oynayıp eğlenirler. Düğün ar*tık çarşamba günü en iyi şekilde devam eder, 0 gece kız evi oğlan evini "baskına" gider. Baskın, kız evi tarafının erkek*lerinin, varsa kızın ağabeysi veya kardeşinin önderliğinde gece oğlan evine gitmeleridir. Eve yaklaşıldığında oğlan evine ha*ber vermek için silahlar patlatılır. Bu bir çeşit “geliyoruz, bizi karşılayın" anlamındadır. Oğlan evinden bir grup davul zurna ile yola çıkar gelenleri karşılar ve düğün evindeki yerlerine yerleştirilir. Burada içkiler içilir yemekler ve özellikle baklava yenir, oyunlar oynanır, silahlar atılır. Bu ziyaret gecenin geç saatlerine kadar devam eder, uğurlama da yine karşılama gibi merasimle olur ve gece sona erer»
    Artık perşembe günü gelmiş çatmıştır. Kız alınacaktır. Bu gün genellikle oğlan evi öğleden sonra gurup halinde, davul zurnası ile kemençesi ile kız evine "Gelin almağa" gelirler. Bu topluluğa "gelin alayı" denir. Bugünde genç kızlar "Gelin ağlatma türküsünü" üç defa tekrarlayarak söylerler;

    Çevirdim eteğimi soktum belime
    Ayrılık yollarını aldım elime
    Küçücük bacımı anam koydum yerime.


    Eyvah eyvah ben anamdan ayrıldım
    Hem anamdan hem sılamdan ayıldım



    Sazlık yere ev yapma anam o batar gider
    Uzak yere kız verme anam o yiter gider
    Anasını sılasını terk eder gider
    Nakarat…

    Babamın bacası da anam kabaca tüter
    Bir lokma ekmeği burnumda tüter
    El kadar ekmeği olsa da o bana yeter
    Nakarat...
    Çam başına çıra yaktım anam yanmadı
    Ben babama mektup saldım aynı gelmedi
    Kader küçücekti anam halden bilmedi
    Nakarat…

    Gelin alayı öğleden sonra gelir heyet ile ve içeri girerler, Girince;
    Biz gelinimizi almaya geldik
    Şaşıra bilsek,
    Bağdan dağa aşırabilsek
    Biz gelinimizi almaya geldik
    Alını pulunu dürmeye geldik,
    diyerek üç defa tekrar eder*ler. Gelin anasının, babasının ve yakınlarının ellerini öper, artık duruma göre, at, araba veya taksi ile oğlan evine geti*rilir. Kaynana evin kapısında gelinin başından aşağıya buğday ve para atar. Yine kaynana evin kapısına iplik bağlar. Gelin bu ipliği kırarak eşikten içeri girer,
    0 gece artık gerdek gecesidir. Damat ikindi namazından sonra oturmakta olduğu evden arkadaşlarıyla beraber çıkar. Damadın sağında ve solunda iki tane "sağdıç" bulunur. Bunlar*dan biri evlidir ve damada gereken öğütleri vermiştir. Bu da*madı gerdek evine getiren gurup hep bir ağızdan;

    Al perde yeşil perde
    Sen koydun beni derde
    Ayak üstü duramam
    Seni gördüğüm yerde



    Perdeyi kaldır camdan
    Elinde altın şamdan
    Al kamayı vur beni
    Ben vazgeçtim bu candan

    Türküsünü söyler. Damat tam eve gireceği zaman bir adet olarak damat; yakın arkadaş*ları ve yakınları tarafından tokatlanır. Tekmelenir ve eve atılır.
    Akşam üstü güveyi yemeği yenilir ve yatsı namazından sonra evin kapısında hoca tarafından dua edilip gelinle güveyi odalarına çıkarlar. Böylece mutlu bir yuvanın temeli atılmış olur.
    Pazar günü kız tarafının kadın ve gelinleri, kızları, ge*lin görmeği gelirler. Bu gelişe "çerez yeme" denir, gelen mi*safirlere şeker, pasta, kuru üzüm, fındık, leblebi ikram edi*lir. Çeyizler gösterilir. Ayni günün akşamında damat eşini yanına alır, kaynanasına "yumurta yemeğe" (YEDİLEME, YEDİLİK)gider. Sofra kuru*lur. Ortada ağzı kapalı bir tabak vardır. Misafirlerin şakalaşmasından sonra birisi tabağın kapağını kaldırır, İçinde yumurta vardır. Kapağı bahşişi ile birlikte hizmet edene ve*rir.
    Artık gelin 40 gün dışarıya çıkmaz. Buna kırklama denir.


    ARAŞTIRMA: Temel BÜKRÜOĞLU

    Kaynak: Ural ÇETİNER - Giresun Folkloru ve Halk Edebiyatı Örnekleri
     

Bu Sayfayı Paylaş