Karadeniz kadını hayatı sırtında taşır

Tartışma 'Karadeniz Şiir, Yazı ve Hikayeleri' içinde başlatan mataracı61, 13 Oca 2014.

  1. mataracı61

    mataracı61 Moryağmur Moderatör Yönetim Ekibi

    [​IMG]

    Cemile KESKİN

    E-Posta : cemilekeskin@hotmail.com

    KARADENİZ KADINI HAYATI SIRTINDA TAŞIR
    Karadeniz kadını çok çalışkan dır. Karadeniz bölgesi yapı itibarıyla dağlık,onun içinde arazi az. Şartları zor. Karadeniz’de arazi az olunca Erkekler nafakasını kazana bilmek için mecburen gurbete giderler. Çünkü Karadeniz bölgesinde sanayi yok olanda küçük ölçekli.
    Karadeniz kadını erkeğini gurbete yollayınca Bütün yükü kadın üslenir,işleri, hayvanlara bakmayı,yayla yapmayı,çocukları okutmayı,pazara gitmeyi,eksik görmeyi,pazarlık yapmayı,hayvanları kasaba satmayı,bağını bahçesini kazdırmayı,çayını toplamayı,çayırı biçtirmeyi,fındığını toplatmayı harmanını yapmayı kışlık odununu temin etmeyi,kışlık kilerini Ambarını doldurmayı,kadınlar yapar.
    Karadeniz kadının kaderi ağırdır. Karadeniz kadını kocasını gurbete yollar bazılarının erleri gurbette evlenir. Karadeniz kadını hayatı kararmış olsa da dışarıya belli etmez içinin yandığını, sabahlara kadar ağladığını uyumadığını kimselere belli etmez felsefesi gülmektir eltisine, görümcesine, komşusuna asla belli etmez kimseyi kendine güldürmez çünkü çok onurludur. Hiç bir şey olmamış gibi davranır herkesin bildiğini aslında bilir öyle rolünü oynar ki tiyatro sanatçılarına taş çıkartır. Herkese yıkılmadım ayaktayım demektir. Mutsuz olsa da etrafına mutsuzluğunu belli etmeyecektir. Çünkü Karadeniz kadını hem çalışkan, hem de gururludur.
    Karadeniz kadını 1980 senesinden beri yani sınır kapılarının açılmasından sonrada (RAŞA ) Nataşa, denen Rus kadınlarıyla başı dertte istisna hariç Karadeniz erkeklerinin hepsi nataşa’ya gitmiştir. Yaşlısı genci sağlam hastalıklı bakmadan o işi yapmıştır. Karısını bile, bile aldatmıştır. O dönemlerde ulusal kanallar Trabzon meydan parkında erkeklere soruyorlardı. Nataşalarda, hastalık varmış ne dersiniz sorusuna bizlere hastalık işlemez diyorlardı. Öyle bir işlediği birçoğu bel soğukluğu hastalığına yakalandı, bir çoğu hepatit c,b, ye yakalandı Karadenizde 5,10 sene sonra bir çok insan eyts ten, hepatitten, frenge den ölecekler.
    Karadeniz kadınları öyle bir mücadele yaptılar ki meydanlara çıktılar yürüyüşler yaptılar. Nataşaya giden kocasını hiç bırakmadı kocasını sevmeyi bıraksa bile saygıyı asla bırakmadı. Karadeniz Kadınları’nın bitmeyen çilesi.Her kadın çileli ama Karadeniz kadınları daha fazla.
    Karadeniz bölgesinden de çok zor coğrafyası dolayısıyla bir ömür boyu sırtından yük eksik olmamıştır kadınların onların hayat mücadelesi bitmez..Karadeniz kadını çok ,içlidir,çok doğurgandır,cesurdur,Karadeniz kadını her yönüyle bir örnektir.
    Bu kadar ağır yüklerin tamamı ise kadınların sırtından geçer şimdilerde biraz daha kolay sanki şimdi teleferik denen ilkel bir aletle yükleri taşımaya çalışıyorlar. Karadeniz kadını bu kadar işin önüne geçmeyi beceren kadınlardır her işin üstesinden gelenler onlar .Aynı zamanda iyi bir silah atıcısıdır.Silahını bağa,bahçeye, yaylaya mezeresine giderken yanından ayırmaz.silahta taşırlar çokta iyi kullanırlar.
    Karadeniz kadınının çalışma şartları çok zor Karadeniz kadınının diğer bölgelerde yaşayan kadınlara karşın daha fazla yükü ağırdır. Böyle olunca da Bütün yaş guruplarını etkiler. Karadeniz kadını bu kadar ağır yükün altına girmesine rağmen mutlu olmayı neşeli kalmayı, espirili olabilmeyi peşin cevap olmayı başarmışlardır çok iyi espiri yapar.bütün zorluklara rağmen başarmışlardır.
    Karadeniz kadını Hayatı boyunca mücadele eder Karadeniz kadını Erkek evladını çok sever. Çünkü kara denizde kadının çilesini çok iyi bildiğinden erkek evladı ister birde. Erkek evlat Ailenin reisidir. Erkek evin temeli, soyun devamı gibi görülür ocağı erkek evlat tüttürür derler, kız evladı ne olursa olsun el kapısına gider. Kız evladı ne kadar okursa okusun, eğitimli olursa olsun, erkek evlat kadar maldan faydalanamaz, hatta kız evlatları babasının malından pay almamalılar ağabeylerine yâda kardeşlerine bırakmalı diye de ısrarcı olurlar.
    Adı üzerinde. Erkek evlat. Karadeniz kadınına göre yaşlandıranda oğlu ona bakacak, onu kimselere muhtaç etmeyecek. Eskiden farz gibiydi yeni nesilde biraz değişti. Damadının evinde yatamaz rahat edemez damat oğlu gibi olmaz ama oğlunun evi onun evi olduğundan yata bilir oğlu onu kimselere muhtaç etmez bakar öyle bir imaj var Karadenizli kadınlarda.

    kaynak:mackahaber.com.tr
     

Bu Sayfayı Paylaş