|
Eğer bir insan, hayatı horon teper gibi coşkuyla yaşıyorsa, icabında Karadeniz’in dalgaları gibi sert, gerektiğinde sırtı gümüşlü hamsiler kadar kıvrak olabiliyorsa, bilin ki o sahici bir Trabzonsporlu’udur.
Çünkü; Trabzon sporluluk, sadece bir şehrin, bir bölgenin üyesi olmaktan ibaret değildir. O yalnızca, Anadolu’nun bağrından fışkırmış bir “futbol okulu” veya inatçı bir isyan alevi olarak da tanımlanamaz!
Trabzon sporlu olmak demek; Türkiye’nin ya da dünyanın neresine gidersen git, kendini, kendi evinde hissedeceksin ve ömür boyu deplasmana çıkmayacaksın demektir.”
“Biz Trabzonsporluyuz,
Çünkü dünyada esi benzeri olmayan
Sevilmeyi fazlasıyla hak eden bir takımı tutuyoruz…
Biz Trabzonsporluyuz,
Çünkü onurlu bir ikinciliği,
Tartışmalı şampiyonluklara tercih ediyoruz…
Biz Trabzonsporluyuz,
Çünkü tek bir kenti ya da semti değil,
Tüm Türkiye’yi sembolize ediyoruz…
Biz Trabzonsporluyuz,
Çünkü şampiyonluğumuzun çalındığı maçtan sonra bile,
Rakibi alkışlarla uğurluyoruz…
Biz Trabzonsporluyuz,
Çünkü Bordo-Mavi formayı gördüğümüz zaman,
Heyecanlanıyoruz, gururlanıyoruz, tüm dünyayı unutuyoruz…
Biz Trabzonsporluyuz,
Ve sonsuza kadar da öyle kalacağız.
Çünkü, Biz Biriz, Biz Biziz, Biz Trabzonspor’uz”
“Biz Trabzonsporluyuz,
Ve Dünyanin en özel takimini tutuyoruz.
Bizim hiçbir zaman masa başı oyunlarıyla isimiz olmadı,
Biz parayla pulla şampiyonluklar da kazanmadık.
Rakibine dirsek atan,
Hakemin yüzüne tüküren,
Taraftarlara küfreden futbolcumuz,
Hülleyle, hileyle transfer yapan yöneticimiz
Hiçbir zaman olmadı…
Lig şampiyonluğunu Anadolu’ya biz taşıdık,
Avrupa devlerini ilk kez biz dize getirdik…
İstanbul büyüklerinin 100 yılda yapamadığını
42 yılda basardık, Trabzonspor efsanesini yarattık…”
|